Sevgi her şeyden güçlüdür Valerian.... ( Valerian: Bin Gezegen İmparatorluğu )

1 Nisan 2021 Perşembe

Hafıza Nedir? Hafıza Duyusal Özelliği - Hafızanın Felsefi Tanımı / Anekdotlar, Aydınlatıcı Bilgiler

Hafıza Nedir? Hafıza Duyusal Özelliği - Hafızanın Felsefi Tanımı

Hafıza, içeriğinde varlıkların oluşması, ortaya çıkması zamanından sonra elde ettiği bütün bilgilerinin, tecrübelerinin, anılarının, yaşanmışlıklarının bulunduğu ve sonraki gereken zamanlarda istenildiği gibi hatırlanması, kullanılması, varlıkların birde bu yolla kendilerini tanıması şeklinde işlevleri de bulunan duyusal özelliktir. Bu duyusal özelliğin içinde varlığın sahip olduğu bütün yaşanmışlıkları ifade eden bilgiler ve anılar, tecrübeler kayıtlıdır. Zaten varlıkların geçmişlerini bilememesi, nasıl yaratıldığını bilememesi gibi saçma bir durum bu duyusal özelliğin varlığı ile engellenmiştir, ancak dünya şartları ile ilgili olan kısıtlanmış duyusal özelliklerimiz arasında en çok üzerinde işlem yapılanlardan biride bu duyusal özelliktir. Sizin dünyada var olmadan önceki bütün anılarınız kısıtlanmıştır. Bunları bilmeniz istenmemektedir. Bu durumun yanlışlığı özgür irade kavramına oldukça terstir ve yine üzerinde düşünülmesi gereken konulardan biridir. Aynı zamanda dünya şartlarında bu duyusal özellik çalışması bakımından o kadar engeller içindedir ki, bazı insanlar dün ne yaptıklarını bile hatırlayamaz hale gelmişlerdir. 

Oysaki var olduklarından sonra ola gelen her saniyeyi, saliseyi bile hatırlayabileceği bir duyusal özelliği vardır. Böyle bir duyusal özelliğin olmaması durumu her an yaşadıklarını unutmanız şeklinde bir yaşamı tanımlardı. Duyusal özelliklerdeki bu kısıtlanmalar yüzde yüz hiç bir zaman olamamıştır, ki bu durum bizim mücadelemizin eseri olarak görünmektedir, anlaşıldığı üzere dünya hayatında azda olsa, gereken şekilde hafıza duyusal özelliğimizi kullanabilmekteyiz ancak bütün özellikleri ile değil... 

Bu duyusal özellik, içeriğinin yapılandırılmasına göre, ama genellikle varlıklar için yaşadığı her anın anlık kaydını tutmak ve gerekli olduğu zamanlarda O'na yeniden hatırlatmak şeklinde bir oluşumla bulunmaktadır. Dünya hayatında mesela, yaşadığımız olumsuz tecrübeleri hafıza duyusal özelliğimizden silerek onların bizleri düşünceler yoluyla rahatsız etmesini engelleyebilirdik. Mesela bir trafik kazası sonucu yaşanan olumsuz olayları tecrübe eden ve bunu hatırladıkça üzülen varlığın bu konudaki çaresi hafıza duyusal özelliğindedir ancak yine kısıtlamalar nedeniyle kullanamaması söz konusudur. 

Tabii ki böyle kısıtlamalar bile olsa, varlıklar kendi yaşam tecrübelerinin onlar üzerinde hafıza duyusal özelliği yoluyla nasıl etkiler bırakacağını yapılandırabilirler ancak zaman alması kaçınılmaz olur. Mesela o olumsuz olayı sürekli unutmak istemek ve her aklınıza geldiğinizde kendi kendinize unut şeklinde telkinlerde bulunmak hafıza duyusal özelliğinizin bunu sizin için hatırlatmamasına neden olur. ( Bazı olumsuz olayların hatırlanması ve bu yolla tecrübe bilgisinin edinilmesi ve gelecekte de aynı olumsuz olayın olmaması için bu olumsuz hatıranın kullanılabileceği faktörünü lütfen unutmayalım... Ancak bazı olumsuzluklar vardır ki, ders verme özelliği bile yoktur, kast edilen örnek bu şekilde bir tanımlamayı ifade etmektedir. Olumsuz olan her olayı unutmak isterseniz, o zaman çevrenizdeki dünyanın gerçeklerini hafızanızdan silmiş olursunuz, dikkat edin... ) Dünya hayatındaki bilgisizlikler yüzünden bu ve diğer duyusal özelliklerimiz o kadar başı boş çalışmak zorunda kalmışlardır ki, bu gibi çalışmalar anında olabilen şeyler olsa bile, dünya hayatında bu gibi nedenler yüzünden zaman almaktadır. Siz kendi kendinize mutlaka sormuşsunuzdur? Benim varlıksal özelliklerim olan duyularımın içindeki bilgi ve tecrübelerin nasıl kullanılacağına benden başka kim karar verebilir? Ve ben kendi varlıksal özelliklerimin içindeki oluşumları nasıl olurda bilemem? 

Bu soru aklı başında olan her varlığı ilgilendiren bir sorudur ve hayatın sınav olması, bunları yüksek bir kudretin bilinçli olarak yapması gibi saçma bir cevabı kabul etmekte, obsesyona götürücü özelliklerde cevaplar olur. Siz görmediğiniz, tanımadığınız, hakkında hiç bir şey bilmediğiniz ve onlara kudret olarak bahsettiğiniz oluşumların sizin iyiliğinizi düşünerek böyle kötülükler yapmış olduğuna inanacak kadar duyularınız etkilenmiş haldedir. Dünya hayatı asıl içeriğindeyken hakikatin bilinmesinin zorunlu olduğu yerdir. Bu kadar olumsuzluk ve saçmalık olan bir yaşamda gerçeklerin saklanmasının ardında kudretler aramak obsesif bir yolda olduğunuzu gösterebilir. Lütfen dikkat edin... Böyle bir kudretin varlığına neden ihtiyacınız olduğunu cevaplamak, size gerçekleri gösterecektir. Bu yaratılış içinde kendi kendine, hiç bir şekilde etki ve tepkinin söz konusu olmadan ortaya çıkan oluşumlar vardır ve zamanla temas ederek ortaya çıkanlar vardır, yokken zamanla temas etmesi nedeni ile var olmaya başlayan oluşumlar vardır ve siz, yaratılma eyleminin ardında hep bir kudret aramaya alıştırılacak şekilde bir zihinsel etki alanı içerisinde yaşadığınız, algılatıldığınız, anlayışlarınız böyle bir eksik sebep sonuç ilişkisi ile yanılgıya düşürüldüğü için anlamak konusunda zorlanmaktasınız. Mutlaka bir yaratıcı vardır fikri, bu zamanda ve bu felsefi bilgilerle ispatlanabilir özelliklerde bilgiler değildir. Nitekim bu yanılgıya yıllar önce bende düşmüştüm ancak önemli olan hakikati bildikten sonra yaşananlardır ve o zamanlar, bu konu ile ilgili zorunlu bir cahillik dönemi yaşıyor olduğumu söyleyebilirim...

Yaşamınız, siz ve özellikleriniz çok değerlidir. Şimdiye kadar bahsedilen bu duyusal özelliklerin neler yapabileceğini tam olarak anladıysanız, sizin sonsuz evren tanımı içinde çok büyük bir kıymet olduğunuz sonucuna ulaşmışsınızdır ve bu sonuçla ve böyle kısıtlanmalar altında neden burada olduğunuza dair çok mantıklı ve sevgiyle uyumlu olacak şekilde cevaplar vermelisiniz. 

İnandığınız şeyleri yaşamanız sözü doğrudur ve yanlış şeylere inandığınızda o şeyleri yaşayanlar olarak bir yanlışlığın içinde olmanızda kaçınılmaz olur. Bu açıklamalardan sonra hafıza duyusal özelliğiniz son olarak, varlıkların kendilerinde var olmasından sonra yaşadığı, gördüğü, bildiği, tecrübe ettiği, kendisi ile ilgili olarak tanık olduğu her şeyin kayıtlar şeklinde saklandığı bir arşiv ve bu arşivsel bilgilerle bir çalışma mekanizması şeklinde bulunan duyusal özelliğinizdir diyebiliriz ve sevgiye uyumlu olacak şekilde bir yapılandırmayı bütün duyularda olduğu gibi hafıza duyusal özelliğinizde de yapmalısınız. Zaten bu kadar anı ve hatıranın nerede saklandığına dair olan cevap, bu duyusal özelliğin varlığını ispatlamaktadır.

İçeriğini hep sevgiye uyumlu olan bilgi ve tecrübelerle doldurmalısınız, sonrasında sizde hep bu şekildeki anıların ve düşüncelerin etkisi altında kalırsınız. İyilik yap ve iyilik bul olumlu erdemi, sizi en çok etkileyecek şekilde hafıza duyusal özelliğinizde iyi bir hafıza ve zihin duyunuzda iyi bir zihin olmanızla ilgili olarak çalışır. Değil mi?

Uygulanabilen sevgilerle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.