Bir Replik; En acı gerçek bile en tatlı yalandan iyidir... ( Siyah Giyen Adamlar 3 )

7 Eylül 2019 Cumartesi

Sinema: Terminatör 4: Kurtuluş - Terminator 4: Salvation - Nükleer Saldırı Sonrasında Skynet'e Karşı Duran Direnişçi İnsan Gruplarının Mücadelesi... / Konusu, Özeti, Afişler

Terminatör 4: Kurtuluş - Terminator 4: Salvation

Oyuncular; Christian Bale, Sam Worthington, Anton Yelchin
Yönetmen; McG
Tür; Savaş, Aksiyon, Bilim Kurgu

Konusu; Terminatör serisinin 3. filmindeki Skynet'in nükleer saldırısı sonrasında dünya tamamen harabeye dönmüş ve makineler ile geriye kalan direnişçi insanlar arasında zorlu bir savaş başlamıştır. Film, John Connor'ın, Kylie Reese'nin de içinde olduğu direnişçi insan grupları ile Skynet'in arasında yaşanan savaşı konu almaktadır.

Özeti; Yıl 2018 olmuştur, kıyamet günü olarak adlandırılan nükleer saldırıdan sonra dünya tamamen harabeye dönmüş, kaynaklar yok olmuş, geride kalan insanlar yıkılmış evlerin içinde, gizli sığınaklarda yaşamaktadırlar.





Skynet, gezegende makineler ile bir savaş başlatmış ve her yerdeki insanları öldürmeye çalışmaktadır.

Aynı zamanda Skynet, yeni bir terminatör modeli geliştirmeyi planlamaktadır ve bu modelin yapısı insan beyni, insan kalbinden oluşup, diğer organları tamamen makine olarak tasarlanmıştır. Ve yıllar öncesinde yaşamış olan Marcus ismindeki bir mahkumu, bu projesi için kullanmıştır. Marcus, kendisine geldiğinde kendini 2018 yılında bulur ve henüz kendisine ne olduğu anlayamamış ve hafızası da silinmiş şekildedir. Marcus, kendine gelip etrafı incelerken Kylie ile karşılaşır ve Kylie ile John Connor'ın yanına gitmeye karar verirler. 

Bu sırada Skynet, ordusuna bulunması ve yok edilmesi gereken isimler şeklinde bir liste vermiştir ve bu isimlerin başında Kylie, ikinci sırada ise John vardır. Kylie, henüz genç bir çocuktur ve kendisinin John'nun babası olduğundan haberi yoktur.





Ancak John, geçmişte annesinin anlattıklarından ve annesinden kalan ses kayıtlarını sürekli dinlediğinden Kylie Reese isimli birinin babası olduğunu bilmektedir ve her yerde O'nu aramaktadır.

Marcus ile Kylie, yolda Skynet'in dev robot terminatörleri ile kıyasıya, aksiyon dolu bir mücadeleye girişecek ve Kylie, terminatörler tarafından yakalanıp Skynet'in merkezine götürülecektir. Bu mücadele sırasında ise Marcus, nehre düşmüştür ve onlara yardım etmek isteyen direnişçi grubun elemanlarından Blair isimli kadınında, uçağı hasar almış ve paraşütle Marcus'un olduğu alana düşmüştür. 

Bu karşılaşma sonrasında Blair, Marcus'u John'a götürecek, yolda giderken mayına basan Marcus'un organlarının makineden yapıldığı anlaşılacak ve direnişçi grup, John'u öldürmeye geldiğini düşünerek O'nu esir alacaklardır. Marcus'un iyi biri olduğunu düşünen Blair, Marcus'a yardım edecek ve birlikte kaçacaklar, sonrasında John, Marcus'u yakalayacak ve Marcus, John'a kendisine yardım edeceğini, Kylie'ın yerini bulacağını söyleyerek yanından ayrılır ve John'a yardım etmek için Skynet'e gider. Marcus kendini bu hale sokanları aramaktadır ve terminatör olmaktan memnun değildir, Skynet için de çalışmamaktadır.





Aynı zamanda Skynet, yeni projeleri için bir çok insanı tutsak olarak alı koymuştur ve Kylie'da onların arasındadır.

Marcus, bu olaylardan sonra terminatör olarak algılandığı için rahatça Skynet'e girecek, içeride Kylie'ı bulup John'a bilgi verecek ve sonrasında Skynet, bir ekran vasıtası ile Marcus ile konuşup, kendisi ile ilgili gerçekleri O'na anlatacaktır.

Bu sırada direnişçi grubun askerleri, terminatörleri etkisiz hale getirdiğini düşünen bir sinyal bulmuşlardır ve bu sinyale güvenerek Skynet'in merkezine saldırmayı planlarlar ama bu Skynet'in bir oyunudur, onları kendi yakınlarına çekmek için sinyali işe yaramış gibi göstermiştir. Bunu anlamayan ve John'un içinde olmadığı bu direnişçi grup, Skynet tarafından yok edilecektir. Tam bunlar olurken John ise Skynet'in merkezine girmiştir ve burada tutsak olan insanları kurtarırken Kylie'i aramaktadır. Sonunda Kylie ile karşılaşıp, O'nu dışarıdaki askerlerin yanına gönderir ve içeride ilk terminatör görüntüsünde olan bir terminatör ile kıyasıya bir mücadele içine girer.



Bu sırada Marcus'da Skynet'e isyan ederek John'a yardım etmeye çalışır ve terminatöre karşı durarak, John'un hayatını kurtarır.

Bu olay sırasında John, kalbinden yaralanmıştır ve Marcus, O'nu hemen dışarıdaki askerlere götürür ve sonrasında John, elindeki bomba ile Skynet'in merkezini patlatır. Ertesi gün John'un kalbinin yaşamasına dayanamayacağını öğrenen Marcus, kendi kalbinin alınmasını ve John'a takılmasını ister. 

Böylece John, yaşamaya devam eder, Marcus ise bu amaç uğruna kendini feda etmiş olur. Ancak hala Skynet yok olmamıştır ve savaş hala devam etmektedir. Ve film burada son bulur.

Terminatör motorlar, dev terminatörler, gözcü terminatörler gibi bir çok terminatör modelini göreceğiniz filmde aksiyon her zaman ki gibi çok fazladır. Oldukça sürükleyici, serinin diğer filmlerini izleyenler için heyecan verici özellikleri olan Terminatör 4 Kurtuluş, tam bir aksiyon, savaş ve bilim kurgu filmidir.

Sinema: Gizemli Adaya Yolculuk - Journey 2 The Mysterious Island - Jules Verne'nin Maceralarının Peşinden Giden İnsanların Hikayesi... / Konusu, Özeti, Afişler

Gizemli Adaya Yolculuk - Journey 2 The Mysterious Island

Oyuncular; Dwayne Johnson, Michael Caine, Josh Hutcherson
Yönetmen; Brad Peyton
Tür; Aile, Aksiyon, Fantastik, Macera

Konusu; Film, Jules Verne'nin '' Gizemli Adaya Yolculuk '' kitabının içeriğinin gerçekliğine inanan Sean isminde bir gencin, daha önce bu adaya gitmiş olan büyük babasından şifreli mesajlar alması üzerine, bu gizemli adaya gitmesini ve bu yolculukta yaşanan macera dolu olayları konu almaktadır.

Özeti; Sean, Jules Verne'nin kitaplarını okuyan ve içeriğindeki hikayelerin gerçek olduğuna inanan bir gençtir. Üvey babası ve annesi ile birlikte yaşamaktadır. Aynı zamanda büyük babasından yıllardır haber alamamışlardır ve bir gün kendisine şifreli mesajlar gelecek, bu mesajları üvey babası Hank ile birlikte çözecekler ve mesajda, bu adanın gerçek olduğunu öğreneceklerdir.





Bunun üzerine ellerindeki haritada dünya üzerindeki yeri gösterilen adayı bulmak için birlikte yola çıkmaya karar verirler. 

Okyanusun ortasında olan bu adanın yerini kimse bilmemektedir ve oraya kimse gitmek istememektedirler. Çünkü bulunduğu bölgede dev hortumlar ve fırtına vardır ve giden gemiler kaybolma tehlikesi yaşamaktadırlar. 

Bunun üzerine bu adanın bulunduğu yere gitmek için bir tekne bulmaya çalışan Sean ve Hunk, Gabato ve kızı Kailani ile tanışır ve onlara çok para vereceklerini söyleyerek, bu adanın olduğu yere götürmelerine ikna ederler. Böylece dört kişi helikopterle adanın olduğu yere gidecekler, helikopterin içinde havada iken adaya yaklaştıklarında dev bir fırtınanın olduğu hortuma yakalanacaklar ve helikopterleri ile birlikte bu hortumun içine düşeceklerdir. Kendilerine geldiklerinde kendilerini aradıkları bu gizemli adada bulurlar ve burada her şey çok güzel ve çok farklıdır. Adanın yapısına göre dev hayvanlar küçülmüştür, küçük hayvanlarda dev boyutlardadır.





Adanın güzel manzarasından etkilenen dörtlü, sonrasında dev bir kertenkelenin yumurtalarını kaya sanarak üzerinden geçecekler ve anne kertenkelenin kendilerini kovalamasına neden olacaklardır.

Sonrasında onları Sean'ın büyük babası Alexander, kurtaracak ve hepsini alıp eskiden suyun altında olan ama suların çekilmesi ile yeryüzüne çıkmış olan Atlantis uygarlığının yerleşim yerine götürecektir. Burada gördükleri karşısında hayrete kapılan ekip, sonrasında Hunk'ın bir kaç gün içinde yeniden bütün adanın denize batacağını söylemesi üzerine, buradan kurtulmanın çaresini aramaya başlayacaklardır. 

Öncelikle kaptan Nemo'nun deniz altı gemisine ulaşmaya çalışırlar ve bunun için kaptan Nemo'nun mezarlığından günlüğünü alıp, denizaltının yerini öğrenirler. Denizaltı gemisinin bulunduğu mekan uzak olduğu için dev arıların üzerine binip uçarak gitmeyi deneyecekler ancak onları dev ebabil kuşları kovalayacak ve aksiyon dolu bir kovalamaca sonunda denizaltı gemisinin bulunduğu yere ulaşacaklardır. Kızı Kailani'nin üniversite parasını karşılamak için herkes uyurken Gabato, altın püskürten dağdan altın almaya gidecek, diğerleri uyandığı zaman ikiye ayrılıp, Sean ve Hunk denizaltı gemisini bulmaya, Kailani ve Alexander'da Gabato'yu bulmaya gideceklerdir.






Hunk ve Sean, denizaltı gemisinin denizin içinde olduğunu fark ederler ve ikisi birlikte dalarak, dev elektrikli yılan balığından son anda kurtularak, denizaltı gemisinin içerisine girerler.

Ancak geminin enerjisi yoktur ve bunun için dışarıdaki dev elektrikli yılan balığını kullanıp gemiye elektrik vererek çalıştırmayı başarırlar.

Bu sırada dışarıda olan diğerleri Gabato'yu bulmuşlardır ama ada denize batmaya başlamış, her yer yıkılmak üzeredir. Bu yıkım sonucunda denize düşen Kailani, Alexander ve Gabato'yu denizin içinden gemi ile Hunk ve Sean kurtaracak, sonrasında güvenli bir şekilde adadan ayrılmayı başaracaklardır. Aradan altı ay geçtikten sonra Gabato, deniz altını insanların hizmetine açmış bir şekilde yaşayacak, kızı da üniversiteye başlamış olacak ve Sean'ın doğum gününde bir araya gelen ekip, bu seferde Jules Verne'nin '' Aya Yolculuk '' kitabına bakıp, yeni bir macera için planlar yapmaya başlayacaklardır. Böylelikle film son bulur.

Ailece izlenebilecek, eğlenceli, harika doğa manzaralarının olduğu, çeşitli fantastik görüntüleri ile aile, aksiyon ve fantastik macera filmidir.

Belgesel: Dünya Muhteşem Bir Gün, Earth One Amazing Day, Bölüm 3, Zürafalar, İspermeçet Balinası,Tembel Hayvan, Çember Sakallı Penguen... / Konusu, Özeti, Afişler

Dünya Muhteşem Bir Gün, Earth One Amazing Day, Bölüm 3

Yönetmenler: Peter Webber, Lixin Fan, Richard Dale
Yapımcı: Stephen McDonogh
Tür; Belgesel, Hayvan, Doğa

Konusu; Belgesel, dünyada geçen bir gün içinde bir çok hayvan türünün neler yaşadığını anlatmaktadır. Gece ve gündüz aralığında hayvanların yaşam mücadeleleri hakkında detaylı bilgiler vermektedir.

Özeti;
Zürafalar
Erkekler arasında bölge ve dişilerin ilgisi uğruna olan çekişme öyle baskındır ki, en kendi halinde canlıyı bile mücadeleye sevk eder. Çöl sıcağında tam öğle vaktinde, genç bir erkek zürafa yerli yetişkin bir erkeğe bölgenin başına geçmek ve onunla gelen dişiler için meydan okuyor. Normalde burada biterdi, fakat genç rakip şansının olduğunu düşünerek saldırıyor.











Sonunda ihtiyar erkek düşecek ve son darbenin geleceğini biliyor ve eğiliyor, karşılık veriyor. Günün kazananı yine ihtiyar erkek oluyor ve kaybeden ise çöle sürgün ediliyor.


İspermeçet Balinası
Tek bir gün süresince güneşin devasa gücü bile büyük okyanusları fazla ısıtacak kadar güçlü değil. Burada, dünyadaki en büyük canlılardan biri bizimki kadar uzun ve belkide karmaşık hayatlar sürüyor. Bunlar ispermeçet balinası ailesi.











Ve merkezinde nadir bir şey görüyoruz, bir yavru. Şimdiden beş metre uzunluğunda yaklaşık bir yaşında ve epey bir meraklı. İki, üç yıl boyunca annesinin sütü ile beslenecek. Yağ oranı o kadar yüksek ki, yoğunluğu süzme peynir ile aynı. Süt içilirken deniz suyunda çözünmüyor anlayacağınız. Büyük balinalar var olmuş en büyük yırtıcılardır, yine de en koruyucu aileler de onlardır. Ayrıca çeneleri de düşüktür, klik sesleriyle konuşurlar. Gezegendeki en gürültülü canlılardır. Jet motorundan daha yüksek sesler çıkarabilirler. Dikine asılmış şekilde denizin devleri öğle arası kestiriyor. Bu balinaların beyinleri diğer bütün hayvanlarınkinden daha büyüktür. Kim bilir gündüz vakti ne zenginlikte hayallere dalarlar.

Tembel Hayvan
Tropika da, öğlenin bunaltıcı sıcaklığı öğleden sonraya da geçiyor. Merkez Amerika'da,
Panama kıyılarındaki ufacık bir adada her şey hayatı ağırdan alıyor.












Cüce üç parmaklı tembel hayvan. En iyi halinde oldukça tembeldir. Günün bu saatlerinde komada olduğu söylenebilir. Onu ancak tek bir şey canlandırabilir, oda dişi bir tembel hayvanın ötelerden gelen çağrısı. Hazır sular yüksekken kısa yoldan gitmeyi tercih ediyor. Potansiyel eşin nereden çağırdığını anlamak kolay değildir. Ama ne yazık ki bu dişi randevu aramıyor. Yavrusuna bakarken bekarlıktan gayet memnun. Denildiği gibi, '' manana'' her zaman yarın vardır.


Çember Sakallı Penguen
Burası Antartika'da ki Zavodovski Adası. Bir buçuk milyon çember sakallı penguene ev sahipliği yapıyor. Olağanüstü bir yer. Merkezindeki volkanın tükürdüğü bir kaya mostrası.









Okyanus gece ve gündüz buraya vuruyor. Penguenler ise çapraz ateş altında kalıyor. Tüm gün boyunca yetişkin penguenler evleri ile avlanma alanları olan açık deniz arası yolculuk ederken dalgalara karşı mücadele ediyor, kaçınamadıkları bir çile bu. Aileleri onlara bel bağlıyor. Çember sakallı penguen yavruları hem anne hem de babalarının desteği olmadan tamamen çaresizler. Her gün taze yemeğe ihtiyaçları var.






Ebeveynleri sıra ile yemek almaya çıkıyor. Oldukça fazla anne ile baba için oldukça fazla avlanmak demek oluyor. Annelerin yavrusuna vereceği yiyecekleri kalamayabiliyor ve babaların biran önce geri dönmeleri gerekiyor. İkindi vaktinde sabah çıkan ilk avcı dalgası dönüyor ve bunlar yavruların babaları oluyor. Kıyadan 80 km ötede avlanıyorlardı ama artık o kadar uzakta değiller. Suya güvenli bir şekilde girmek zor olduğu kadar, çıkmakta çok zordur. Küçük pençeleri çetin suda her hangi bir yere tutunmasını sağlıyor. Ve babaların ailesine ulaşması için 3 km yürümesi gerekecek. Yemekle dolu bir mideninde faydası olmuyor. Bu dünya üzerindeki en büyük penguen kolonisidir. Ancak her gün bu yolculuğa çıkıldığı düşünülürse gözleri kapalı başarabilmesi lazım.





Ama bazen çocuklarını nereye koyduklarını hatırlamak zorlaşabiliyor. Bu sağır eden koronun ortasında eşine has sesi tanıyabilir. Kafa sallamaları penguenlerin eve hoşgeldin deme tarzıdır. Ve kavuşan aileler yavrularını doğurur ve dünyadaki en zor ev-iş arası yolculuk mutlu sonla biter.

Harika görselleri olan belgesel filminin özetler şeklinde yayınladığımız bu üçüncü bölümüdür. Belgesel, bir çok başka hayvan türünün ilginç geçen bir gününü anlatmaktadır. Hayvan belgeseli sevenlere tavsiye edilebilir.