Bir Replik; Anın tadını çıkar, buda bitecek... ( Siyah Giyen Adamlar: Global Tehdit )

6 Temmuz 2019 Cumartesi

Sinema: Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi - Çok Yaşlı Doğan ve Gün Geçtikçe Gençleşen Benjamin'in Hikayesi... / Konusu, Özeti, Afişler

Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi

Oyuncular; Brad Pitt, Cate Blanchett, Julia Ormond
Yönetmen; David Fincher
Tür; Dram

Konusu; Hüzünlü bir masal tadında geçen bu film, 1900'lü yıllarda düğme işi yapan bir ailenin çok yaşlı olarak doğan ve gün geçtikçe gençleşerek hayatını sürdürecek olan Benjamin'in hayatını anlatmaktadır. 

ÖzetiBenjamin, normal de ölmeye yakın olan bir insanın hayatsal faktörlerinin bütün eksikliklerini, bozukluklarını yeni doğduğu zaman tanıyacaktır. 80'li yaşlarda bir insanın bedensel özellikleri ile doğan Benjamin, her geçen yıl gençleşecek ve sonunda bir bebek haline geldiğinde bu seferde aklı seksenli yaşlarda olan bir insan olacaktır. Böyle tuhaf bir kaderi olan Benjamin'in bu yaşam mücadelesi sırasında başına gelenler anlatılmaktadır filmde. Hikayeyi Daisy isimli başrol oyuncusu olan kişi, ölmeden önce hastanede geçen son zamanları olarak, çok yaşlı bir şekildeyken günümüz dünyasında kızına anlatmaktadır ve bu sırada film sahnelenmektedir.





Thomas, yani Benjamin'in babası Benjamin doğduğu zaman O'nun bu halini görünce ve annesininde doğum esnasında ölmesi sebebiyle Benjamin'i yaşlılara bakım görevi üstlenmiş bir vakıf evinin kapısının merdivenlerine bırakır.

Benjamin'i burada Qeenie bulur ve O'na tüm hayatı boyunca çok iyi bir şekilde annelik yapacaktır. Benjamin'in bu kötü gözüken bedensel görünümünden etkilenmeden O'nu vakıf içinde kendi çocuğu gibi büyütmeye başlar. Benjamin, büyüdükçe gençleşmektedir ve henüz 7 yaşlarında iken Vakıf evlerindeki yaşlılarla yaşıtmış gibi gözükmektedir. Bu sırada bu vakıf evinde kalan bir yaşlının torunu olan Daisy ile tanışır. Daisy, henüz çocuktur ve Benjamin ile aynı yaşlardadırlar ancak Benjamin, çok yaşlı bir erkek gibi gözükmektedir. 

Bu şekilde Benjamin, zorluklar içinde büyümeye başlar, hayatı tanımaya başlar, bir çok dramatik olaylar yaşanır. Gün geçtikçe gençleşiyor ve çevresindeki herkes tam tersi olarak gün geçtikçe yaşlanıyordur. Hayatı tanımak için Benjamin, yalnız başına gemilerde çalışmak üzere evden de ayrılır. Bu ayrılış sırasında çok şeyler yaşamıştır ve geri döndüğünde O'nu gören ailesi gençliğine şaşırmıştır.





Ailesi olarak gördüğü kişiler ise yaşlanmışlardır. Daisy ise genç bir kız olmuştur. Benjamin, Daisy'e aşık olmuştur ve zamanla Daisy'de O'na aşık olacaktır.

Gün gelmiştir ki Benjamin'i vakıfın önüne bırakarak kaçan babasını Benjamin, son yaşlılık zamanlarında sırtında taşıyarak O'na yardımcı olmuştur. Ve babasının öldükten sonra bütün serveti de Benjamin'e kalmıştır. 

Bu sırada Benjamin'in annesi de ölmüştür ve Benjamin, Daisy ile birlikte olmaya başlamış, trafik kazası geçiren ve artık bale yapmayı bırakan Daisy ile birlikte bir eve taşınmışlardır. Benjamin ve Daisy, evlenmiş artık birlikte yaşıyorlardır. Her şey çok güzel giderken, aynı zamanda Benjamin en iyi yaşlarında iken Daisy, hamile kalır ve bir çocukları olur.  Benjamin, zamanla küçüldüğü için bu çocuğa iyi bir baba olamayacağını düşünerek evden ayrılır ve bütün serveti geride Daisy ve çocuğuna bırakır. Kendisi ise yıllarca başı boş gezerek zamanı geçirmiştir.





Bu sırada Daisy'in kızı Benjamin'in babası olduğunu bilmeden büyümüş, Daisy'in evlendiği başka bir insanı babası sanmıştır. Artık Benjamin iyice küçülmüştür ve bu yüzden hafızasını kaybetmiş bir ergen çocuk haline gelmiştir.

Başı boş şekilde yıkık dökük bir evde yetkililer Benjamin'i bulurlar ve günlüğündeki kayıtlardan Daisy'e ulaşırlar. Sonrasında Daisy'i hatırlamayan Benjamin'e artık Daisy bakacaktır. Benjamin yıllar geçtikçe daha da küçülür ve bir bebek olarak Daisy'in kucağında ölür.

Filmin sonunda da Benjamin'in kızı, yani günlüğü okuyan Caroline anlar ki kendisinin gerçek babası Benjamin'dir. Film hastanedeki Daisy'nin, yani hikayeyi anlatan kişinin ölmesi ile de son bulur.

Son derece hüzünlü ve içerisinde hayat hakkında bir çok öğüt niteliğinde anekdotların bulunduğu, masalsı anlatımı ile dram içinde kalacağınız ve böyle çok yoğun dramatik işlenmiş film senaryolarını sevenlerin kaçırmaması gereken, konusu itibarı ile de kendisini orijinal kılan, oscar ödüllü duygusal dram filmidir.

Sinema: Kelebeğin Rüyası - Butterfly's Dream - Bu Film Kayıp Tüm Şairlere Adanmıştır... / Konusu, Özeti, Afişler

Kelebeğin Rüyası, Butterfly's Dream

Oyuncular; Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat, Yılmaz Erdoğan
Yönetmen; Yılmaz Erdoğan
Tür; Tarihi, Biyografi, Dram

Konusu; Film, kayıp tüm şairlere adanmış şekilde 1941 yılında Zonguldak'ta yaşayan ve şair olmaya çalışan Muzaffer ve Rüştü'nün gerçek hayat hikayesini konu almaktadır. 

Özeti;1941 yılının Zonguldak ilinde insanlar kömür ocaklarında çalışmak zorundadırlar ve
toplumun büyük bir kısmı çok zor şartlarda bu maden ocaklarında çalışmaktadır. Muzaffer ve Rüştü iki yakın arkadaş olan şairlerdir ve Varlık dergisi isimli zamanının ünlü bir dergisinde şiirlerini yayınlatmaya çalışmaktadırlar. Aynı zamanda onlara her konuda yardımcı olan hem Edebiyat öğretmeni hemde şair olan Behçet hoca vardır. Ve filmin başrol oyuncularından biri olan Belçim Bilgin de belediye başkanının kızı olan Suzan rolündedir.







Filmde Suzan, Zonguldak iline yeni gelmiştir ve bu gelişi bu iki şairin dikkatini çekmiştir. Halk okulunda bir karşılaşma yaşarlar ve bunun sonucun da aralarında bir dostluk başlayacaktır. Aynı zamanda toplumun çoğu verem denilen hastalıkla savaşmaktadır ve insanlar yavaş yavaş bu bulaşıcı hastalığa yakalanmaktadırlar.

Suzan, Muzaffer ve Rüştü ile tanışmış artık çok yakın arkadaşlar olmuşlardır. Halk okulundaki tiyatro bölümünde hep beraber bir tiyatro gösterisi de hazırlamaya başlarlar, ancak Rüştü verem olmuştur ve Suzan'nın babası bu durumu bildiği için Suzan'nın onlarla arkadaşlık etmesini yasaklamıştır.

Bunun üzerine hastalığı iyice ciddileşen Rüştü, tedavi için heybeli adadaki bir hastaneye gönderilir. Burada Mediha ile tanışacak O'na aşık olacaktır. Aynı zamanda Suzan, artık babasından gizli bir şekilde Muzaffer ile görüşmektedir ve bir gün Muzaffer ile birlikte Suzan'ın hayali olan Maden Ocaklarına girmeye karar verirler. Suzan ve Muzaffer kılıklarını değiştirerek, Suzan'ı erkek kılığına sokarak maden ocaklarına girerler, içeride gördükleri manzaralar içler acısıdır ve sonrasın da çıkmak isterler ancak ne var ki görevliler bütün çıkanları soyup bit kontrolü yapmaktadır ve Suzan, bu kontrol sırasında yakalanır. Bunu öğrenen Suzan'ın babası kabahati Muzaffer'de bulur ve O'nu dayak attırır. Bunun üzerine Suzan'ı İstanbul'a gönderir, Muzaffer ise vereme yakalanmıştır ve O'da heybeli adadaki hastanenin yolunu tutmuştur, Behçet hoca ile birlikte. Zar zor Muzaffer'i de bu hastaneye almışlardır.




Hastanenin içinde ise Rüştü Madiha'ya aşık olmuş, Mediha ise çaresinin bu hastanede bulunamadığı bir hastalığa yakalanmıştır ve bu yüzden hastaneden taburcu edeceklerdir.

Mediha'nın taburcu edilmesi üzerine peşinden Rüştü ve Muzaffer'de hastaneden çıkar ve sonrasında Rüştü ile Mediha evlenirler. 

Bu olaylardan sonra Muzaffer artık İstanbul'daki Suzan'a ulaşmaya çalışır ve Suzan'ın gönderdiği mektuplar sayesinde O'nunla İstanbul'da buluşur. Muzaffer, Suzan'a aşıktır ve şiirlerini daha çok O'nu düşünerek yazmaktadır ve hatta bu yüzden Rüştü ile iddiaya girdikleri şiir yarışını da Suzan'nın Rüştü'nün şiirini beğenmesi sonucunda kaybetmiştir. Sonrasında hastalığı sebebiyle Mediha ölecektir ve O'nun ölümüne dayanamayan Rüştü'de kısa bir zaman sonra Muzaffer'in kollarında ölecektir. Onları toprağa veren Muzaffer, mezarlarının başında Suzan'la vedalaştıktan sonra da film, Behçet hocanın anlamlı şiirini seslendirmesi ile son bulur.

İzleyicisine tam bir müzik ziyafeti sunulan filmde, aynı zamanda çok ağır dram sahnelerine de vardır. Zamanının insanlarının çektiği zorluklar şiirsel ve edebi anlatımlarla çok iyi işlenmiştir. Film de şiire doyacaksınız ve dramı derinden hissedebileceksiniz.  Gerçek olaylardan uyarlanan ve izlenilmesini tavsiye edebileceğimiz bir Türk yapımı tarihi biyografik dram filmdir.

Video Tasarımları - Sinematik Müzik Video Resimleri - Video Design - Cinematic Music Video Pictures


















Sanat, Müzik Kanalı
Daha fazla içerikten yararlanmak için Youtube Kanalımıza abone olmak ister misiniz?
Bunun için bağlantıyı tıklamanız yeterli.
Sevgiler, Teşekkürler.
Abone olmak için Tıklayınız. 

Art, Music Channel
Would you like to subscribe to our Youtube Channel to benefit from more content?
Just click the link. Love you,
thank you!

♫ Rock Müzik, Mamas, Josh Lippi & The Overtimers, Rock Music, Rock Şarkı...

Sinema: Mumya - The Mummy - Şeytani Set ile Anlaşma Yapan Ahmanet'in Hikayesi... / Konusu, Özeti, Afişler

Mumya, The Mummy

Oyuncular; Tom Cruise, Sofia Boutella, Annabelle Wallis
Yönetmen; Alex Kurtzman
Tür; Macera, Gerilim, Aksiyon, Fantastik, Bilim Kurgu

Konusu; Film, Firavun zamanında yaptığı kötülükler yüzünden mumyalaştırılan Ahmanet'in yeniden Dünya'ya dönmesini ve yaşananları konu almaktadır.

Özeti; Film enkarnasyonu anlatan çok eski bir mısır sözü ( Mısır Diriliş Duası ) ile başlamaktadır. Bu söz '' Ölüm yeni bir hayat geçişten ibarettir, bugün yaşıyoruz, tekrar yaşayacağız. Farklı bedenler içinde geri döneceğiz.'' şeklindedir.Firavun'un zamanında Mısır'da Ahmanet isimli bir kızı vardır ve bu kız güce sahip olmak için şeytan olarak kabul edilen Set ile bir anlaşma yapar. Bu anlaşma sonucunda Set'in güçlerini elde eden Ahmanet, Firavunu, eşini ve çocuklarını öldürür. Sonrasında Mısır'ı yöneten tek varis olmak ve başkasının bedenine Set'in varlığını getirmek istemektedir. Ama Firavun'un ölümünü gören Firavun'un adamları Ahmanet'i tam ayin sırasında yakalarlar ve Mısır'dan çok uzak diyarlarda çıkılması çok zor bir şekilde tuzaklarla dolu olan bir alanda mumyalarlar.







Bu sırada Ahmanet'in Set'i geri getirmek için kullandığı hançeri de üzerindeki mücevherden ayırarak birbirinden ayrı yerlerde saklarlar. Ve bu olayın üzerinden binlerce yıl geçer, sonrasında günümüze gelinir ve başrol oyuncusu Nick, Ahmanet'in lahitinin olduğu bölgede bir çatışmanın içinde bulunur.

Yanında arkadaşı Chris vardır ve bu çatışma sırasında Ahmanet'in lahitinin bulunduğu yer altı mezarlığı ortaya çıkar. Aynı zamanda bölgeye Nick ile önceden tanışmış olan arkeolog Jenny'de gelir. Sonrasında Jenny, bu yer altı tapınağının Mısır'a ait olduğunu ve Mısır'ın bu bölgeden çok uzaklarda olması nedeni ile içeri girmek isteyecek ve yanına Nick ile Chris'i de alacaktır

İçeride Ahmanet'in lahiti hapishane şeklinde civaların içinde bulunmaktadır ve bu lahiti bulunduğu yerden çıkaran Nick, bu sayede Ahmanet'in seçilmiş kişisi olacaktır ve sonrasın da bu alandan lahiti alıp gideceklerdir. Aynı zamanda filmin ilk sahnelerinde Set'in hançerinin mücevheri İngiltere'nin altındaki mezarlıklarda bulunmuştur ve Henry, bu mezarlığı incelemektedir. Jenny'de zaten Henry ile iş birliği içindedir. Lahiti uçakla götürmek üzere olan Nick ve Jenny, uçağın içinde Ahmanet'in lahitinin içinden Chris'i etkilemesi sonucu Chris'i öldürmek zorunda kalırlar. Chris'in bu ölümünden sonra Set'in hançerinin saklandığı mekana yaklaştığını anlayan Ahmanet, uçağa kargaların saldırmasına sebep olacak ve istediği yerde uçağı düşürecektir.







Bu düşüş esnasında ise Jenny, paraşüt sayesinde kurtulacak ve Nick, uçak ile düşüp ölmesi gerekirken ölmeyecektir. Çünkü Ahmanet, O'nu seçilmiş kişisi yapmıştır ve korumaktadır.

Bu olay sonucu ölmeyen Nick'in artık Ahmanet ile arasında bir bağ vardır ve bu bağ olmasına rağmen Nick, O'ndan kaçmaya çalışmaktadır. Bu sırada uçaktan yere düşen Ahmanet, lahitinin içinden çıkacak ve bir çok insanın varlıksal enerjisini emerek kendi vücudunun gücünü kazanacak ve ölen bu insanlar artık O'nun hizmetkarı olacaktır.

Sonrasında Nick'i yakalayıp bir ayin için hazırlayan Ahmanet, Set'in hançerinin üzerinde mücevherin olmadığını anlayınca bu ayin yarıda kesilir ve buradan kaçan Nick ve Jenny'i kovalarken Ahmanet, Henry'in adamları tarafından yakalanır ve sonrasın da Henry'in çalışma alanına götürülür. Ahmanet, burada tutsaktır artık ve Henry'de O'nu yok etmek istemektedir. Henry, aynı zamanda hasta biridir ve bu hastalığı içinden ikinci bir kişiliğin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu ikinci kişilik kaos ve insanların acı çekmesinden hoşlanmaktadır ama Henry, ilaçlar ile bu kişiliğin ortaya çıkmasını engellemektedir. Henry'nin bu kişiliğinin ortaya çıktığı bir anda ve odasında Nick'e saldırırken Ahmanet, zincirlerinden kurtulur ve Nick ile Jenny'nin peşine düşer.




Bu kovalama esnasında Ahmanet, kum fırtınaları çıkaracak ve hizmetindeki ölü insanları Nick ve Jenny'in üzerine gönderecektir.

Nick ve Jenny ise, mücevherin bulunduğu alana gidip mücevheri yok etmeye çalışmaktadırlar. Bu sayede ayin olmayacak ve lanet bozulacaktır. Ama durum hiçte planladıkları gibi gitmez. Jenny ölecektir ve Nick, mücevheri kırmak yerine kendini Set yaparak Jenny'i yeniden hayata getirecek ve Ahmanet'i öldürecektir. 

Nick artık Set'in varlığını kendi varlığında hisseden, O'nun güçlerini kullanan biri olmuştur ve bunun sonrasında ölen Chris isimli arkadaşını da hayata döndürür. Kum fırtınası çıkarmış bir şekilde atlarla çölde Chris ile koşarken Nick'in görüntülenmesinden sonra filmde son bulur.

Kum fırtınası ve bunun gibi bazı görsel efektler, senaryosu, daha önce izlediğimiz Mumya filmlerine benzetilebilir fakat filmin daha yeni bir yapım olması sebebiyle yeni yeni görsel temaları da söz konusudur. Ayrıca Nick'in Set olarak son bulması sanki filmin devamının geleceğini hissettiriyor gibi. İzlenmesini tavsiye edebileceğimiz macera, gerilim, aksiyon ve fantastik bilim kurgu filmidir.